ANTİK YUNAN ŞİİRLERİ I ve II

ANTİK YUNAN ŞİİRLERİ I

PLATON –ARISTOTELES

Ve ANTİK YUNAN ŞİİRLERİ II

LİRİK YAZITLAR

 

SKOLİA-LAKİA

HAZIRLAYAN : KOSTAS TOPOUZİS

YUNANCADAN ÇEVİREN : K.CÜNEYT ÇETİNKAYA

ÖTEKİ YAYINLARI

 

ANTİK YUNAN LİRİĞİNE GİRİŞ

  • Lirik şiir, Antik Yunan şiirsel söyleminin üç büyük başarısından biridir.
  • Bunlar; tarihsel olarak ilk büyük başarısı olan epik şiir ( Heroik ve didaktik epos “Odysseia”, “İliada” ve “İşler ve Günler” gibi) – tarihsel olarak üçüncü olan-dramatik şiir(yeni Antik Yunan tiyatrosu, tragedyalar, komedyalar ve satirik drama) ve tarihsel olarak bunların arasında yer alan lirik şiirdir.
  • Bu üç başarının her birini tek kelimeyle isimlendirerek bunlara; epos, melos, dram isimlerini veriyoruz.
  • Lirik şiir, ister çeşitli büyü ve ibadet törenlerindeki sesleniş ve ünlem biçimiyle ister ritmik vurgu ve iş, eylem, eğlence durumlarının tasvirlerinin biçimleriyle, ister de başka duygu yoğunlaşmalarının takipçisi olarak ( zafer, aşk, ölüm vb. ) epostan çok önce varolmuştur.
  • Demek ki lirik şiir özel olarak tragedyanın ve genel olarak da şiirin ilk görünümüdür ve epostan önce gelmektedir.
  • Fakat Antik Yunan yazınında lirik şiirden bahsettiğimizde, şiirin başlangıcından ve epos tamamından çok sonraki bir dönemi kastetmiş oluyoruz.  Artık şiir söyleminin (şiirsel söylem) bir geçmişi olduğu ve yeteneklerinde uzmanlaşmış insanlar tarafından yapıldığı 7. Ve 5. Yy (İÖ) arasından söz etmekteyiz.
  • Bu dönemde artık söylem çeşitli ve sistemleşmiş yöntemlerle bir sentezci anlatım sistemi kazanmıştır.
  • Antik Yunan liriği hiçbir zaman sadece söylem olmamıştır.
  • Söylem bir yandan Prosodi armonisi ile sınıf arkadaşıydı, aynı zamanda, fon müziğinin çeşitlemesinin temelinde birbirlerini tamamlıyorlardı. Yani bestelenmiş söylemdi ve bir çok kez müziği “korografik”ti.
  • Yüksek nitelikli, oynan ve dansım da eğitim ve bilgi isteyen bir şarkıydı.

NASIL DOĞDU

  • Antik Yunan Lirik şiiri, yoğun toplumsal heyecanların ve değişimin ifadesi olarak ortaya çıktı.
  • Antik Yunan Lirik şiirinin eposa göre biçim ve unsurları, temaları ve izleyicileri, nedenleri ve çevresi değişmişti.
  • Daha belirgin olarak :
    • Epos, krallıklar dönemini ( Miken dönemi ) savaş aristokrasisini,
    • Dram ise özgürlüğü ve Atina demokrasisininin toplumsam örgütünü tasvir ederken,
    • Lirik şiir, krallık ve demokrasi arası döneme değiniyordu.
  • Bu ara dönemde(7.yy-5.yy) Tiranlık doğmuş, gelişmiş ve yok olmuştur. Tiranlık despot yönetim anlamında değil, “yağmacı” iktidar anlamındadır. Çünkü – o zamana dek- var olan geleneksel miras hakkı ve – daha sonra olduğu gibi- yasal yurttaş vekaletnamesi yoktu.
  • “Mirasçı” saltanat iktidarından “yağmacı” ve yağmalanmış ( aynı zamanda paylaşılmış) olana bu geçiş, tarihin en önemli ve uzun süren devrim hareketlerindendir ve içinde Antik Yunan Lirik şiirinin doğduğu ve ona ve ona belirleyici bir fark veren bir ortamı var etmiştir.

ANALİZ

  • Bu durumda bu dönem ( İÖ 7.yy-5.yy) krallığın güçlü despotluğunun zayıflamasıyla, aristokratlara ve diğer güçlere kendileri için toprak ve iktidar talep etme, aralarında taktik ittifaklar yapma ya da gelişmiş silahlar ve daha güçlü savaş birlikleri sağlama şansı vermiştir.
  • Buna paralel olarak farklı güçlü ve zengin çevreler ortaya çıkmıştır ( zengin çiftçiler, tüccarlar ve zanaatkarlar ) ve bunlar sırayla karşılıklı ittifaklar yaparak ve pay isteyerek savaşa katılmışlardır. Hem de yetenekli olan olmayan, ancak diğerlerinin arzularını paylaşan, iktidarı ve onun kullanım hakkını elde eden ya da vaat ve talep eden daha birçoklarını da aralarına almışlardır.
  • Böylelikle dengeleri ve oranları değiştiren birbirini izleyen bir sıra yıkımlar, göçler, kovalamacalar ve sömürgecilikten oluşan ittifak ve ayaklanmalar dönemi başlamış, devam etmiştir.
  • Şehirler ve merkezler zayıflamış, Kuzey Ege ve Batı Akdeniz ( Aşağı İtalya, Sikelya vb. ) sömürgecilikle başka merkezler ve “Tarihsel alan” kurulmuştur.
  • Toplumsal –ve ırksal ve etnik- karşıtlıkların sonucu olarak bu değişiklikler bu karşıtlıkları sıraya destekleyerek geleneksel, göreneksel itibarı yıkmış, kurumları, yönetim şeklini ve de insan yaşamının olanak ve anlayışını değiştirmiştir.
  • Bir çok kez bu çatışmalara –değişik roller ve öğelerle- “Dimos”(Halk . Yerel Yönetim ) de katılmış ve yeni düzenlemelere duyulmasına yol açmıştır : Borçların silinmesine, kölelere özgürlük verilmesine, toprak paylaşımının zorunlu hale gelmesine, yasalara ve eşitliğe gereksinimi sağlamış ve bazen de kendisini tanıtmakta olgunlaşarak, ister hoşgörü ve özgürlük, ister halkın kendisi adım adım yönetimde pay sahibi olmuştur.
  • Sonuç olarak bu gidişat pek çok kez yolundan sapmış ve ters yönde başka koşullar tarafınfan yönlendirilmiş olsa da meşhur Altın Çağ’ı Atina Demokrasisinde sonuçlanmıştır.

İLK AYRILMA

  • Şiirdeki ve toplumsal alışkanlıklardaki bütün bu değişiklikler birçok onluk mısralarla kaydedilmiş ama lirik şiirin bu büyük mirasından yalnızca 12 bin mısra kurtulabilmiştir.
  • Bunlardan kat kat fazlası ya tamamen kaybolmuş ya da ifadelerin bazı kelimeleri kırılmış, parçaları kalmıştır.
  • 30 bin dizesi kurtulan epos ve 60 bin dizesi kurtulan dramaya oranla lirik şiir bu bakımdan haksızlığa uğramış sayılır.
  • Bütün bu zengin eserleri büyüklük ve çeitlilik bakımından “Solo” ve “Koro şarkılar” olrak ilk kez Platon ayırmış ve eserinde müzik yarışmalarından söz etmiştir.
  • Solo : Bir kişinin “Barbitos”,”Migadis”,”Helis” gibi değişik isimlerle anılan lirler eşliğinde söylediği şarkı/şiirlerdir.
  • Koro şarkılar : Erkek ya da kız çocuk gruplarının oynayarak, kitara veya flüt eşliğinde söyledikleri şarkı/şiirlerdir.
  • Bu iki Lirik tür kendi içlerinde içerikleri bakımından farklılaşır.
  • Solo genellikle Aeolian diyalektine ya da İonian halk dilinde yazılıyor, dizeleri kurallara uygun olarak kıtalar halinde bir araya getiriliyordu ve temalar daha çok özneldi; çünkü dengeli olarak dış dünyanın olaylarından söz etmektedir.
  • Koro şarkıları ise çoğunlukla Dorean ve Aeolian öğelerden etkilenmiş bir dilde yazılıyordu ve ölçüsü(müzik) solonun ölçüsünden farklıydı.
  • Koro şarkılarının öğeleri genellikle üçlü dizeler halinde toplanmış kıtalardan oluşur ( kıta-nakarat-koro bölümü) –ve her şarkı birden çok kıtaya sahip olabilir-. Her kıta topluluğun dizelerinin başka kıtalar topluluğunun dizeleri ile ölçü ve dize karşılığı bulur.

FİZYOLOJİK SINIFLANDIRMA

  • SOLO(MONODİA)
    1. Gazel Şiiri (Elegiak) : Başlangıçta ağıt ve dinsel şarkı biçiminde sonraları ise melankolik anlatım ve anlatımcı şiir olarak –gelişme seviyesinde- eposun kullanıldığı bir vurgulu iki vurgusuz ritme benzer bir biçime dönüşmüştür

Eleji temaları öğretici, vatansever ve politik ya da genellikle duygusal ve etik temalardı.

Şölenlerde devamlı söylenir olmuş – kapalı yerlerde, içki eşliğinde- bu yüzden eğlencelik denmiştir.

Şairlerinden başlıcaları : Kallinos, Tyrtaios, Mimnermos, Solon, Theognis ve ikinci dereceden Ksenophone, Phokylides, Siomonides vb. sayılabilir.

  1. İambik Şiir ( bir uzun bir kısa ölçülü ) : Canlı, hareketli ve oynak şarkılardır, şenliklerde halk tarafından söylenirdi. Sonraları iğneleyici ve satirik bir şekil almıştır. Temaları genellikle politik, toplumsal ya da kişisel suçlamalar ve küfürnameler şeklindeydi.

 

Ölçüsü daha boyutlu ve farklılaşmış, sayı ve duraklama bakımından dizeleri çeşitli olan ve sonraları dramada kullanılacak bir uzun bir kısa heceli ( İambos) ölçüsüdür.

 

Fakat bu dize, kullanımıyla ezberden ve nakaratlarıyla da monotonluktan kurtulamıyordu.

 

İambos yazarları olarak başlıcaları : Arhilohos, Hipponaks ve Semonides vb. sayılabilir.

 

  1. Melik Şiir ( Melos ) : Temel olarak lirik şiirdir ve Monıdianın zengin bir çeşididir.

 

Değişik ölçüler kullanılır, daha çok kıtalar halinde işlenir. Temaları ise daha öznel, daha içsel ya da en azından daha kişisel bir perspektiften bakış biçimindedir.

 

Temaları temel olarak :

  1. Erotik : Tek renkli organik uyarlamalarla ve varoluş heyecanları ile, hafif ya da güçlü oyunlardır.
  2. Düğün Şarkıları ( Epithalamia ) : Düğün hazırlıklarında ya da gerdek gecesi kapı önünde gelin ve damat için söylenen sevimli şarkılardır.
  3. İsyan Şarkıları ( Stasiotika) : Coşkulu ve motive edici şarkılardır. Ülke içi çatışmalar bildirisi ile yoğun olarak politiktir.
  4. Eğlence Şarkıları ( Sympotika ) : Dostlar arasında kurulu masalarda içki ve yemek eşliğinde söylenir.

 

  • KORO ŞARKISI :  Grup halinde ( ya da korobaşı tarafından ) söylenen şarkılardır. Açık alanda flüt eşliğinde söylenir, tanrılar ve insanlarla ilgildir. Dor şehrinde ve lehçesinde yazılmıştır.

 

  1. Tanrılara değinen koro şarkıları :
    1. Hymnos ( İlahiler ) : Tanrıları öven şarkılardır.
    2. Dithyrambos : Diyonysos ve Apollon için söylenen coşkulu ilahilerdir.
    3. Embateria ( Marşlar ) : Ares şerefine söylenen Dor şarkıları.
    4. Prosodia : Kurban sunaklarına ya da tapınağa yürüyüşlerde söylenir.
    5. Yporhemata : Koronun eşliğinde, ibadet sırasında söylenir.
    6. Adonideia : Kadınlar korosunun tanrı Adonis şerefine söylediği şarkılar.
    7. İobakos : Bakhos şerefine söylenir.
  2. Ölümlülere değinen şarkılar:
    1. Epinikos : Spor karşılaşmalarının garliperi şerefine.
    2. Skolia : Kısa ve sade şarkılardır, ziyafetlerde içki masalarında.
    3. Epithalamia : Yeni evliler için kız ve erkek çocuklar söyler.
    4. Ymenaios : Yeni evlilerin mutluluğu ve beraberliği için
    5. Sellos : Birisini tefe koyman ve aşağılamak için söylenir.
    6. Enkomia : Zevk şarkıları : birisinin güzelliğini davranışlarını över.
    7. Thrinos ( Ağıt ) ve Epikedios ( Cenaze )

ŞİİR ÖRNEKLERİ

  1. PLATON :
    1. Yıldızlara bak Yıldızım

Ah gökyüzü olaydım da

Sana binlerce gözle bakaydım.

  1. Ölümlüler arasında Sabah yıldız gibi parlardın

Şimdi ölüler arasında parlıyorsun akşam yıldızı gibi.

  1. Arheanassam benim, Kolofonia fahişesi,

Onun yıllaro benim acı veren arzumu

Körüklemekle geçti.

Ya onu körpe gençliğinde tanıyan zavallılar,

Sizler ne ateşlerden geçtiniz.

  1. Altın bulan adam, ipten geçer.

Altını kaybeder ve bulamazsa,

İpi bulur ve ucunda sallanır.

  1. Bazıları Musaların dokuz tane olduklarını söylüyorlar :

Yanlış.

Lesbos’lu Sapfo da var, onuncu.

  1. Yol kenarındaki ceviz ağacı : Çocuklar

Taşlarına hedef ederek

Diktiler beni ıssızlığa.

Şimdi dallarım kırıldı.

Filizlenmiş dallarım da budandı.

Yağmur gibi taş yağıyor Meyvelerim lanetli artık.

Ben kadersiz ceviz ağacı büyüdüm

Ve hak ettim ziyan olmayı.

  1. ARİSTOTELES
    1. Akhilleus’un sadık ve şanlı ortağı-

Automedon’un mezarını

Troya’nın toprağı örttü.

 

  1. Ben zavallı Arete,

Aias’ın mezarı yanına konmuştum-

Yere batmış kederli bir kalple,

Akhalar sefil Apate’yi benden yükseklere çıkarttıktan sonra

 

  1. Baktığın bu mezar Gouneas’ın;

Ruhun gökyüzü,

Bedenini uçsuz bucaksız deniz tutuyor.

 

  1. ARİON
    1. Ey ulu Poseidon

Altın yabalı deniz tanrısı

Vahşi denizin hükümdarı.

Etrafındaki mahluklar;

Solungaçlarıyla alan soluklarını,

Yüzüyorlar, oynuyorlar,

Sıçrıyorlar tüy gibi, dalgaların üzerinde

Yüzgeçlerinin hareketleriyle,

Yassı burunlu,

Kalın enseli denizin hızlı yabanları

Ve su perilerinin denizde beslediği

Müzik seven yunuslar

  1. PRAİNTAS
    1. Ne bu gürültü, bu oyunlar?

Ne bu saygısızlık burada,

Dionysos’un çok gümbürtülü sunağında?

Bak Bakhos benim : ben söylerim

(nasıl) çığlık atılacağını, haykırılacağını,

Dağlar üzerinden kanatlanarak güzel su perileriyle

  1. EVENOS
    1. Alışmış insanların çoğu her şeyin tersini söylemeye

Ama pek alışkın değillerdir doğruyu söylemeye

Onlara şu söz yakışır :

“Sen buna doğru diyorsun, ben ötekine”.

Akıllı olanı kolaydır inandırmak doğruya,

Doğru konuşursan şayet,

Onlar çabucak kavradıktan sonra.

 

  1. Şarap ölçülü olmayı ister;

Ne çok az ne de aşırı,

Bu kederin, deliliğin sebebi.

 

  1. Büyük bilgelik sanırım

Kimin ne olduğunu doğru bilmektir.

 

  1. Aklın olsun ama cesaretin de olsun.

Akılsız cesaret felaket getirir.

  1. KRATES
    1. Mnemosyne ile Zeus’un güzel kızları,

Duyun dileğimi Pieride’ler.

Karnımı doyuracak bir şeyler verin

Açlıktan ölüyorum ona köle olmadan.

 

Verin de dostlarıma bir faydam dokunsun

Hoşlarına gitmese de.

Fazla malım olsun istemem

-böceklerin, karıncaların özlemidir

Ancak biriktirmek

Ama hakkımdır, alın teri ve erdemle

Edinmek değerli bir serveti.

 

 

 

 

 


 

 

Yorum Yaz